Bir daveti reddederken ya da iş dışında gelen bir talebe hemen dönmeyince suçluluk hissedebilirsiniz. Bu yazı, ilişkinizi önemserken kendi zamanınızı ve ihtiyaçlarınızı nasıl ifade edebileceğinizi düşünmeniz için bir başlangıçtır.
Sınır koymak ne demek?
Sınır koymak, hangi konularda ve ne ölçüde destek verebileceğinizi belirleyip bunu paylaşmaktır. Açık iletişim, karşılıklı dinleme ve kendinize zaman ayırma sağlıklı ilişkileri destekleyen unsurlardandır. NHS, başkalarına destek olurken kendi iyi oluşunuzu da koruyacak sınırları düşünmenizi önerir. [1]
Günlük hayattan üç örnek cümle
- “Bugün buna zaman ayıramayacağım. Uygunsan yarın konuşabiliriz.”
- “Seni dinlemek istiyorum; şu anda dinlenmeye ihtiyacım var.”
- “Bu işi üstlenemem. Üzerimdeki işleri tamamlamam gerekiyor.”
Bu cümleler hazır bir reçete değildir. Örneğin her reddedişin yanına alternatif koymak sizin için yeni bir yük yaratıyorsa yalnızca ilk cümleyi kullanabilirsiniz. Söylemek istediğinizi önce kâğıda yazıp kendi sesinize uygun hale getirin.
Konuşma zorlaştığında
Karşı tarafın ne anladığını sormak ve onun söylediklerini de dinlemek iletişimi destekleyebilir. Tartışma sakin biçimde sürdürülemiyorsa ara verip daha sonra konuşmak bir seçenektir. [1]
Kendinize sorabileceğiniz bir soru
“Evet dediğimde neye hayır demiş oluyorum?” Örneğin fazladan bir sorumluluk; dinlenme, aile zamanı veya başka bir planla çakışabilir. Amacınız kusursuz bir cevap bulmak değil, verdiğiniz kararın ihtiyacınızla ilişkisini fark etmektir. Bu konu sizi sürekli zorluyorsa bir danışma sürecinde ele alabilirsiniz.